Ropörtaj Erdoğan Atalay'ın resmi web sayfası olan www.erdogan-atalay-fanpage.de ‘den alınmıştır. İzin verdiği için Barbara Fuckner'e çok teşekkür ederim.
Ropörtajın çevirisinde emeği geçen Gülsüm ve Nurcan'a çok teşekkür ederim.
15.03.2003 tarihli program...
Tomy Millhome: Kobra Takibi “Alarm für Cobra 11”, Alman kanallarındaki en başarılı Aksiyon dizisi. Şu anda RTL kanalında devam etmekte ve 10. bölümü yazılmakta. Milyonlarca seyirci Kranich ve Gerkhan’ın maceralarını her hafta izliyor. Ve, onu tanıdınız mı? İşte karşınızda başkomiser rolündeki Semir Gerkhan namı diğer Erdoğan Atalay.
**Alkışlar, Erdoğan sahneye çıkıyor**
Hoşgeldiniz Erdoğan bey, 36 yaşındasınız ve Hannover (Almanya)’de doğdunuz...
Tommy Millhome: Dizinin özelliklerinden biride şüphesiz yüksek giderli olması. Dizinin başından itibaren 500 den fazla araç hurda yığını haline geldi. Ve burda araç kasabıyla beraberiz. Evet, Kobra Takibi “Alarm für Cobra 11” dizisinin arkasındaki isim, Otoyol polisi ve karşınızda Hermann Joha.
**Alkışlar, Hermann Joha sahneye çıkıyor**
Tommy Millhome: Bu diziyi milyonlar izliyor ama belki bu akşam aramızda bu diziyi tanımayan 2-3 kişi vardır. Herkes için diziyi kısaca anlatalım! Dizi ne hakkında ?
*Seyirciler güler*
Erdoğan Atalay: Evet, dizi ne hakkinda? Evet…. Kötü adamlar! Kötü adamları 45 dakika içinde yakalamaya çalışıyoruz! Hazır bir çeşitlilik var, yani bağli oldugumuz ve arasından seçmek zorunda oldumuz bir hikaye yok. Yani bunlar uyuşturucu kullananlar, hırsızlar olabilir. Demek istediğim, dizi başındaki konu adı dizinin ne demek istediğini zaten anlatıyor. Ele aldığımız inanılmaz çeşitli konular var. Aşağı yukarı bütün suç dosyalarını ele alıyoruz.
Tommy Millhome: O zaman şöyle diyebilir miyiz? Otoyolda gerçekleşen bütün pislik ve adilikleri daha geniş kapsamda işliyorsunuz, öyle mi?
Hermann Joha: Evet diyebiliriz!.. yani diziyi izleyenler bilir! Biz hikaye olayları kullanıyoruz. Bu bir korku hikayesi olabilir, aksiyon hikayesi var, bu akşamı onun için düzenlediğimiz klasik suç hikayesi var, biz açıkcası aksiyon hikayesi yapıyoruz. Şimdi bu stüdyoya baktığımda burada bir tane bile Cobra 11 seyircisi göremiyorum!
**Seyirciler güler**
Tommy Millhome: Wie Cobra 11 seyircileri nasıl görünür?
Hermann Joha: Kesinlikle söyleyebilirim ki negatif değilim ama biz senelerdir Süddeutsch gazete kültür sayfalarında ve Köln gazetelerinde yada Frankfurt gazetelerinde insafsızca parçalandık. Eğer böyle devam etmezse büyük bir problemle karşı karşıya kalabiliriz. O zaman ters bir şey yapıyoruz demektir.
**Tommy, Hermann ve Erdoğan otururlar**
Tommy Millhome: Evet, Erdoğan, bir başkomiser, Erdoğan Atalay onu canlandırıyor. Ama bu sizin ilk rolünüz değil Cobra 11’dekinin, aksine daha 18 yaşındayken….. Söyleyebilir miyim?
Erdoğan Atalay: ... ne, ne ... söyle bana ...
Tommy Millhome: Alaaddin ve Sihirli Lambası.
Erdoğan Atalay: Hayır ! *gülerek*
Tommy Millhome: Evet, gerçekten ? Bu Kobra Takibi 'Cobra 11' için iyi bir tecrübeydi anlaşılan?
**Seyirciler güler**
Erdoğan Atalay: O o zaman bir tiyatro oyunuydu, ama ben Alaaddin ve Sihirli Lambası’nı oynamadım yani ben Alaaddin’i canlandırmadım, aksine ben o zaman …
Tommy Millhome: ... Lambasını da oynamadın ... ?
* Gülerler*
Erdoğan Atalay: ...tabiki Lambasını da canlandırmadım. Ben o zaman oyundaki cini canlandırmıştım. Cini!. Bu benim için inanilmaz bir olaydı. Çünkü o zaman ilk kez tiyatro yapmıştım. Evet ben cinin arkasına geçip onu hareket ettirmeye çalışmıştım. Ve kimse beni görüp tanıyamamıştı. Ama ben kendimle gurur duymuştum.
Tommy Millhome: Tahmin edebiliyorum. Sonrasında Hamburg’ta Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’nda okudun ve “Die Wache” (Karakol) ve “Doppelter Einsatz” adli yapımlarda yer aldın. Oyuncu olarak Polisiye filmleri uzmanlık alanın diyebilir miyiz?
Erdoğan Atalay: Bu bence bana gelen tekliflerle ilgili. Öncelikle ben bir oyuncuyum ve bana gelen beğendiğim teklifleri değerlendirmeye alıyorum ve “Kobra bunlardan biriydi. Ve uzun zamandır bu projenin içindeyim. Ben “şunu yapabilirim“ yada “şunu yapmak istiyorum” yada “istemiyorum”, bu işe başlarken böyle bir hakkım olmadığını bilmiyordum. Zamanla bunun böyle olmadığını öğrendim.
Tommy Millhome: Evet, şu an 10. tur gösterimde ve sen bir star oldun. Acaba izleyenler sende neyi bu kadar çok sevdiler?
Erdoğan Atalay: Bende neyi sevdiler? Bunu bilmiyorum. Bunu beni izleyenlere sormanız gerek. Ama dizide seyircilerin galiba hoşuna giden senelerdir heyecanından bir şey kaybetmemiş olması ve izlediğiniz her bölümde gelişmiş olması. Başta bize zor gelen buydu.Ve senaryoyu dublörlerle uyum içinde olacak şekilde yazmak. Bu benim ilk aksiyon içeren bir projemdi ama sonra senelerce devam etti. Bu işle ilgili çalışmalar hiç bitmediği için sorunları böyle geçtik. Diger dizilerde nasıl bilmiyorum. Ama sık sık olan şu dizilerde ellerinde ne varsa onunla yetiniyorlar ve öylece kalıyorlar . Ama biz bunu yapmıyoruz, biz hep daha iyi nasıl olabiliriz ona bakıyoruz. Hikayelerimizi titizlikle yapıyoruz ve bu bizim işimize ait olan bir durum. Böylece işimiz hiç bitmiyor ve zaten hoşuma giden şeyde bu.
Tommy Millhome: Daha öncede söylediğim gibi “Alarm Cobra 11” her zaman çok kibar bir dizi değil. Çekimlerde bazen ….szszszzszszszzszz deyip, ....acaba bu iyi gider mi diye düşündüğün anlar oluyor mu?
Erdoğan Atalay: Oh. Hayır. Şunu söylemeliyim, beraber çalıştığımız dublörlerden hiç biri hayati tehlike içeren hic bir sahne ile karşı karşıya kalmadı. Ama dublörlük tehlike içeren bir meslek. Ama dizideki hemen hemen bütün işi biz yapıyoruz zaten. Elbette düblörlerin uyum sağlaması için sahneler uzun bir zaman test ediliyor ki böylece en ufak bir risk dahi olmasın. Tabi ki her zaman bir risk mevcuttur ama çok küçük bir risk bu, tabiki de olacaktır bu meslekte. Hayatımızı risk altına almamız kesinlikle söz konusu bile olamaz.
Tommy Millhome: Evet, bütün bunları sağlayan adam yanımda oturuyor, Hermann Joha. Söyler misiniz hurdaya dönen arabalar için hiç mi üzülmüyorsunuz?
Hermann Joha: Onlar bize bedava geliyor o yüzden ortada bir problem yok.
**Seyirciler güler**
Tommy Millhome: Harika, nerde bu?!
Hermann Joha: Bu arabalar BMW ve Mercedes’in bir önceki serileri. Yani bu gibi bilgiler zaten gazeterlerde anlatılıyor. Ben size gizli bir şeyi anlatmıyorum zaten. Bunlar araçta bir sorunun olup olmadığını görmek için bir milyar kere açılıp kapatılan arabalar. Satılmayan arabaları çekiciler bize getiriyor ve avluya bırakıyorlar. Ama o arabalara en ufak bir zarar bile veremeyiz. Yapabildiğimiz tek şey onları valiz gibi yerine iade etmek.
…Bizim çok güzel bi internet sayfamız var.www.actionconcept.com çok basit, firmanın adı. com. Sitede dublörlük nasıl yapılır, set nasil düzenlenir, bunlar bilmeyenler için sitede mevcut. Cuma günü 7,5 milyon kişinin izlemesiyle 30% piyasa payı elde ettik. Yani bizle “Tageschau” ve “Heute” adlı programlar arasında 2 Milyon gibi büyük bir fark bulunmaktadir. Yani demek oluyor ki dizimiz insanlar tarafından çok seviliyor.
Son cümle olarak söylemek istediğim bir şey daha var. Bir çok yazarımız –buna Anderas’da dahil- inanılmaz güzel hikayeler yazdılar, öyleki diğerlerini gölgede bıraktılar. Kim şimdi Erdoğan’la birlikte roman okuyacak olursa Andreas’ın ve “Paul ve Heinrich” bölümünü görürse, 2 adamın sıcak, sevecen ve güzel bir hikayesinin Paris’de bir yerde bittiğini ve tabiki aksiyonla beslendiğini görür.
Tommy Millhome: Actionconcept firmasının iki gençleri nerde bulunmaktadır? Ben bunu açıklayabilirim: Hürth’deki tavşan budunda. İsmine bakacak olursak daha çok kulağa bahçıvanlığı çağrıştırıyor ama bu yer Almanya’nın en ünlü düblör yetiştiren okulu. Galiba ben dublör olmak için biraz yaşlıyım, öyle değil mi?
Hermann Joha: Evet , bir yaş sınırı var ama eğer kişi bunu istiyorsa kaç yaşında olursa olsun yapabilir. Tabi bu bir tutku veya bir hobby olabilir. Dublör olmak isteyenler için yaş sınırı 25- 26’dır. Bu meslek için kişi biraz atılgan olmak zorunda. Saçma sapan atılganlık olmaması çok önemli...
Tommy Millhome: İki cümleyle açıklarsak, dublör olmak için ne yapmak gerek?
Hermann Joha: Evet, öncelikle bunu yapabilmesi için kendisinin hazır olması gerek. Kamera önüne çıkmadan önce, herşeyin test edilmesi gerekiyor. Bu işten biraz anlamak zorundasın. Bunun dışında zaten 8 sömester süren bir eğitim-öğretim süreci var. Orda gereken herşeyi öğreniyorlar. Ama bunu internet sayfamızda da okuyabilirsiniz...
Tommy Millhome: Erdoğan, mesleğinizde zaman zaman size rakip çıkar diye korkuyor musunuz?
Erdoğan Atalay: Ah.. Mesleğimde mi?
Tommy Millhome: Evet , yani Cobra 11’de başka bir komiser gelirse?
Erdoğan Atalay: Evet… hayır... Rakip ne ki? Biri beni adeta bastırabilir eğer ki ben vazgeçersem, ki şu ana kadar bu çok istendi. Bunun dışında? Hayır, eğer beni izlemek isteyen varsa bana bakar!
Tommy Millhome: Bunu zaten istiyoruz, zaten istiyoruz!. Ben başka bir şey demek istedim. 17 Nisan’da “Gerkhan” ve “Kranich” polislerine yardımcı gelecek. “İkinci ekip iş başında”, yeni bir ikili ekip olaylara düzen getirecek. 17 Nisan’dan itibaren.
Neden ikinci bir ekip, Hermann?Hermann Joha: Bütün ekibin, devamlı oyuncularının yapmak zorunda olduğu işler var, maske, gardrop, bu gibi işler. Oyuncuların kendilerini daha rahat hissedebilmeleri için insanlarıda kopyalayamayacağımıza göre böyle bir şey yaptık. Bunu Amerika’daki “C.S.I. L.A.” ve “C.S.I. Miami” dizisinden esinlenerek yaptık. Orada da aynı şey oluyor.
Tommy Millhome: 17 Nisan. Sahne aynı sahne, Otoyol polisi, Ekip aynı ekip sadece ekipe 2 başrol oyuncusu katılıyor. 17 Nisan Persembe gününden itibaren 20:15 de RTL ekranlarında Kobra Takibi – Ekip 2 “Alarm Cobra 11”- “Einsatz für Team 2”
Evet, şimdi Andreas Izquirde, Cobra 11 –Otoyol polisinin yazarı. İnanıyorum ki onu mutlu edecek eğer ki onu alkıslarsanız.
**Andreas Hermann’ın yanına oturur.**
Sizin için Kobra Takibi “Cobra 11” ile yazdığın romanlar arasında nasıl bir fark var?
Andreas Izquierdo: Evet, baş özelliği: Televizyon için yazarken kısıtlı zaman içinde yazmamız gerekiyor. Bundan dolayı büyük bir baskı altında kalıyorsunuz. Ve buna rağmen yenilikçi ve profesyonelce teslim etmek zorundayız. Ama bunun içinde ücretlerimiz ödeniyor tabiki. Roman yazarken insanın ilham perisine ihtiyacı var. İnsan baskıyı sadece kendi kendine yapıyor. Ve Roman yazarken kısıtlı bir zaman yok. İstersek onu bir sene içine yayabiliyoruz. Ama Kobra Takibi „Cobra 11“ için bir sene bekleyemem. Öbür arkadaşlarda bunu yapamazlar, yaparlarsa televizyonda izlenecek birşey kalmaz
Tommy Millhome: Düşünüyorum da televizyon dizisi yazarken insan daha çok görüntüleri düşünmeli herhalde?
Andreas Izquierdo: Evet, ama bu benim için çok da zor değil. Çünkü polisiye hikayelerim çok betimsel. Ve Elden ele dolaşıyor. Yani benim için bu değişim fazla büyük değil.
Tommy Millhome: Evet, Andreas’ı daha fazla dinlemek istiyor musunuz?
**Seyirciler alkışlarlar**
Tommy Millhome: Yeni eserinizin adı “Dörresheim’da Uykusuzluk” "Schlaflos in Dörresheim“. Baba mühendis ve yeni emekli, anne ise İspanyalı ve hemşire vs. Andreas yeni kitabı Iversheim’de onda iz bırakan hikayelerini yazmış. Doğru söyledim mi?
Andreas Izquierdo: Evet, evet diyebiliriz. Niye Dörresheim? Çünkü babam hala orda oturuyor -Inversheim’da. Yoksa esprisi kalmıyor. Düşündüm ve kitabın ismi olarak Dörresheim’i aldım ayrıca kimse kendini oralı hissetmiyor.
Tommy Millhome: Bu biraz Polisiyeyi gülünçleme mi?
Andreas Izquierdo: Çoğu kişiler Eifel’i tanır. Çoğu Köln’lüler hafta sonları arabalarıyla yolları kapatıyorlar.
Tommy Millhome: Elleriyle kitabı kurcalamaya başladı bile. Alkışlarınızla onu ve televizyon yıldızı Erdoğan’ı sahneden uğurlarsak çok memnun olacaklarını tahmin ediyorum.
*Alkışlar*
Ropörtajı orjinal hali ile çevireceğime söz verdiğim için aradaki seyircilerin tepkilerini de yazmam gerekiyordu. Okurken tuhaf gelmediğini umarım.
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|
![]() |
|||||
![]() |
|||||
![]() |
|||||
![]() |
|||||
![]() |
|||||
![]() |
|||||
![]() |
|||||
![]() |
|||||
![]() |
|||||
![]() |